Brunerin öğrenme kuramı nedir ?

cigdem

Global Mod
Global Mod
Bruner’in Öğrenme Kuramı Üzerine Farklı Yaklaşımlar

Herkese merhaba! Konuya farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, Bruner’in öğrenme kuramı hakkında sizlerle biraz tartışmak istiyorum. Bu kuram, öğrenme sürecinin sadece bilgi aktarımından ibaret olmadığını, öğrencilerin aktif bir şekilde katılım göstermesi gerektiğini savunuyor. Ancak bu konuya bakış açımız, bireysel deneyimlerimiz ve toplumsal etkilerle şekilleniyor. Forumda hem erkeklerin hem de kadınların bu kurama yaklaşımlarını nasıl farklı şekilde ele alacaklarını görmek benim için oldukça ilginç. Hadi bakalım, fikirlerinizi bekliyorum!

Bruner’in Öğrenme Kuramı Nedir?

Bruner, öğrenmenin aktif bir süreç olduğunu öne sürer. Öğrenme, bireyin çevresiyle etkileşim kurarak ve keşfederek bilgiye ulaşmasıyla gerçekleşir. Bruner’e göre, bireylerin bilgiye ulaşma yolları üç farklı aşamada gerçekleşir: enaktif, ikonik ve sembolik öğrenme. Bu aşamalar, bireyin daha soyut ve karmaşık bilgileri anlaması için bir temel oluşturur.

1. Enaktif öğrenme: Birey, doğrudan deneyim yoluyla öğrenir. Yani, kişinin yaptığı bir eylem ve onun sonucunda elde ettiği bilgi ile öğrenme gerçekleşir.

2. İkonik öğrenme: Birey, görsel imgeler kullanarak öğrenir. Bu aşamada, öğrenen kişi semboller, resimler veya simgeler aracılığıyla bilgiye ulaşır.

3. Sembolik öğrenme: Birey, dil ve soyut kavramlar kullanarak öğrenir. Bu aşama, öğrencilerin metinler ve semboller aracılığıyla daha soyut düşünmelerini sağlar.

Bruner’in kuramı, bireylerin her yaşta öğrenebileceğini, ancak öğrenme süreçlerinin uygun bir şekilde desteklenmesi gerektiğini savunur. Peki, bu kuramı toplumsal ve cinsiyet odaklı bir bakış açısıyla nasıl değerlendirebiliriz?

Erkeklerin Perspektifinden Bruner ve Öğrenme

Erkeklerin genellikle daha objektif ve veri odaklı bir bakış açısına sahip olduklarını düşünürsek, Bruner’in öğrenme kuramı, erkeklerin mantıklı ve sistematik düşünme tarzına oldukça uyuyor olabilir. Özellikle enaktif öğrenme ve sembolik öğrenme aşamaları, erkeklerin bilgiye ulaşma yolları arasında daha fazla öne çıkıyor gibi görünüyor. Erkekler, somut ve doğrudan deneyimlere dayalı öğrenmeye yatkın olabilirler; örneğin, bir problemi çözmek için pratik deneyim yaşamayı tercih edebilirler. Bu, Bruner’in enaktif öğrenme aşamasıyla paralellik gösteriyor.

Ayrıca, sembolik öğrenme, daha soyut ve teorik düşünmeye dayalı olduğu için erkekler arasında bu tür öğrenme süreçlerinin daha fazla tercih edilmesi olasıdır. Veriye dayalı, mantıklı düşünme tarzı, soyut kavramları anlayabilmeyi ve dilsel yetkinlik gerektiren öğrenme süreçlerinde daha etkin olmayı sağlar. Örneğin, matematiksel veya bilimsel bir problemi çözmek için sembolik düşünme becerileri önemlidir ve erkekler bu tür süreçlere daha fazla ilgi gösterebilirler.

Erkekler, öğrenme süreçlerinde genellikle bağımsızlık ve başarıyı ön planda tutarlar. Bu da, Bruner’in "öğrenmenin keşif yoluyla gerçekleşmesi" fikrine paralel olarak, erkeklerin kendi başlarına öğrenme süreçlerini daha çok tercih etmelerini sağlar. Ancak bu, her erkeğin aynı şekilde davrandığı anlamına gelmez; toplumsal etkiler ve kişisel deneyimler de büyük rol oynamaktadır.

Kadınların Perspektifinden Bruner ve Öğrenme

Kadınların öğrenmeye yaklaşımı ise, duygusal ve toplumsal faktörlere daha fazla odaklanma eğilimindedir. Öğrenme sürecinde toplumsal bağlam, ilişkiler ve duygusal etkileşimler önemli bir yer tutar. Bruner’in kuramını kadınların bakış açısından ele alırken, ikonik öğrenme ve enaktif öğrenme süreçlerinin daha fazla ön planda olduğunu görebiliriz. Kadınlar, görsel imgeler ve doğrudan deneyimler aracılığıyla öğrenmeyi daha fazla tercih edebilirler.

Özellikle ikonik öğrenme aşaması, duygusal ve görsel etkileşimin ön planda olduğu bir süreçtir. Kadınlar, bilgiyi resimler, simgeler veya diğer görsel araçlarla anlamada daha başarılı olabilirler. Bu, onların soyut düşünmeye dayalı sembolik öğrenmeye geçişlerinde de önemli bir köprü sağlar. Kadınların daha duygusal ve empatik bir öğrenme tarzı geliştirmeleri, onların grup çalışmalarında daha etkin olmasına yol açabilir. Ayrıca, toplumsal rollerinin bir sonucu olarak, kadınlar sıklıkla başkalarıyla etkileşime girerek öğrenme süreçlerini şekillendirirler. Bu bağlamda, Bruner’in kuramındaki "öğrenme, çevreyle etkileşim yoluyla gerçekleşir" fikri, kadınların toplumsal bağlamda öğrenmeye yönelik yaklaşımlarına oldukça uyumludur.

Bruner’in öğrenme sürecindeki aktif katılım fikri, kadınların empatik ve grup bazlı öğrenme süreçleriyle birleşerek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bir öğrenme dinamiği yaratır. Kadınlar, genellikle öğrenme süreçlerini sosyal bir bağlamda görürler ve başkalarının duygusal tepkilerini dikkate alarak daha etkin bir şekilde öğrenirler.

Sonuç ve Tartışma Soruları

Bruner’in öğrenme kuramı, cinsiyet ve toplumsal faktörlerin de etkisiyle farklı şekillerde yorumlanabilir. Erkekler, daha çok somut ve veri odaklı bir yaklaşımı benimserken, kadınlar duygusal bağlam ve toplumsal etkileşimleri dikkate alarak öğrenme süreçlerine daha entegre olabilirler. Ancak, bu farklılıklar her zaman belirgin olmayabilir ve kişisel deneyimler büyük bir rol oynar.

Bu bağlamda, sizce toplumsal cinsiyet faktörü, Bruner’in öğrenme kuramının etkinliğini nasıl etkiler? Erkeklerin ve kadınların öğrenme süreçlerine dair farklı bakış açılarını nasıl birleştirerek daha etkili bir eğitim sistemi oluşturabiliriz? Düşüncelerinizi paylaşmanızı merakla bekliyorum!