Geleceği bilen kişiye ne denir ?

cigdem

Global Mod
Global Mod
Geleceği Bilen Kişiye Ne Denir?

Giriş: "Bir Kahve, Bir Sohbet ve Bir Sorun"

Herkese merhaba! Geçenlerde bir arkadaşım bana çok ilginç bir soru sordu: “Geleceği bilen kişiye ne denir?” Ben de ona, “Hadi bakalım, bunu düşünelim” dedim ve kendi içimde bir hikaye kurmaya başladım. Hikayeyi paylaşmaya karar verdim çünkü belki de hepimizin düşündüğü ama cevaplayamadığı o soruya farklı bir açıdan yaklaşabiliriz. Gelin, birlikte bir kahve içelim, biraz sohbet edelim ve bu soruyu keşfederken ilginç bir yolculuğa çıkalım.

1. Geleceği Görebilen Bir Köy: Zeytinli Köyü

Zeytinli Köyü, denizin hemen kenarında, tarihsel olarak hiçbir zaman çok büyük olmamış, ama her zaman ilginç bir köy olmuştur. İnsanlar, burada bir şeylerin normalden farklı olduğunu hep hissederdi. Biraz sakin, biraz içe dönük ve biraz da esrarengiz. Yine de, köyde yaşayanlar, köydeki herkesin farklı bir şekilde geleceği bildiğini söylerdi. Ama bir kişi vardı ki, onun söyledikleri bazen adeta bir kehanet gibi gelir, herkesin ilgisini çekerdi: Ali Baba.

Ali Baba, Zeytinli Köyü'nün en yaşlısıydı, ama her zaman gençmiş gibi görünürdü. Yaşadığı yıllar boyunca, her türlü durumu çözme yeteneğiyle tanınırdı. Ali Baba, insanların geleceğini görme yeteneğine sahip olduğunu söylese de, ona "geleceği bilen kişi" demek pek doğru olmazdı. Çünkü Ali Baba'nın söyledikleri, sadece sonuçları değil, bir olayı çözmenin yollarını da içerirdi. O, sadece ne olacağını söylemez, nasıl olacağını da anlatırdı.

2. Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Ali Baba’nın Stratejik Düşüncesi

Ali Baba, her zaman çözüm odaklı düşünürdü. Herkes onu, sorunları çözme yeteneğiyle tanırdı. Bir gün, köydeki gençler, yakındaki ormanın sınırında büyüyen bir zeytin ağacının hastalandığını fark ettiler. Herkes tedirgin oldu çünkü o zeytin ağacı, köyün sembolüydü. Hızla toplandılar ve çözüm aramaya başladılar. Erkekler, hemen ne yapmaları gerektiğini konuşmaya başladılar. Birkaç seçenek öne sürüldü: Ağaç kesilmeli mi, ilaç mı kullanılmalı, yoksa başka bir şey mi yapılmalı?

İşte bu noktada Ali Baba devreye girdi. Birkaç derin nefes aldıktan sonra, “İlk önce ağaçla konuşmamız gerek,” dedi. Herkes şaşkın bakışlarla ona bakarken, Ali Baba gülümseyerek, “Korkmayın, her şeyin bir yolu vardır. Gelin, birlikte deneyelim” dedi.

Erkekler, çözüm odaklı bakış açılarıyla hemen hangi stratejiyle ilerleyeceklerine karar vermeye çalışırken, Ali Baba daha farklı bir yol izledi. Ağaçla bir bağ kurmak ve önce doğal bir denge sağlamak gerektiğini düşündü. Bu, ilk bakışta stratejik bir adım gibi görünmüyordu, ama Ali Baba'nın içindeki derin bilgiyle hareket etti.

3. Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Yaklaşımı: Elif’in Bakış Açısı

Bu sırada köydeki kadınlardan Elif, Ali Baba’nın yaklaşımına biraz şüpheyle bakıyordu. Kadınlar, toplumda daha çok empatik ve ilişki odaklı bir yaklaşım benimserlerdi, ve Elif de bu özellikleriyle tanınan biriydi. Herkes gibi o da ağaç konusunda endişeliydi, ama çözüm arayışı biraz daha farklıydı.

Bir akşam, Elif, Ali Baba’yla baş başa bir konuşma yaptı. “Geleceği görmek demek, sadece ne olacağını bilmek değil, aynı zamanda insanların duygularını, bağlarını, aralarındaki anlayışı görmek demek” dedi Elif. “Belki de bu zeytin ağacının hastalığı, köyümüzün birbirinden kopan ilişkilerinin bir yansımasıdır. Belki de öncelikle, herkesin kalbinde bir iyileşmeye gitmeliyiz.”

Ali Baba, Elif’in bu görüşüne saygı gösterdi. O an fark etti ki, geleceği görmek sadece mantıklı ve stratejik bir çözüm yolu bulmakla sınırlı değildi; duygusal bağların ve toplulukların yeniden inşa edilmesi de geleceği şekillendirecek önemli bir unsurdu.

4. Zeytin Ağacının İyileşmesi: Birlikte Çözüm Bulma

Köy halkı, Ali Baba ve Elif’in önerilerini birlikte değerlendirdi. Ali Baba’nın stratejik düşüncesi, ağaç için doğal ilaçlar kullanmayı önerirken, Elif’in önerisi ise köydeki ilişkileri güçlendirmeye yönelik bir yaklaşımı içeriyordu. Bir araya gelen insanlar, köyün merkezine yerleştirilen bir çember etrafında toplanarak, her birinin hislerini paylaştığı bir toplantı düzenlediler.

Ve gerçekten, zamanla zeytin ağacı iyileşmeye başladı. Hem çevresindeki insanlar, hem de ağacın kendisi, yeniden güçlü bir bağ kurarak doğal dengesine kavuştu. Köylüler, artık sadece bir ağacın iyileşmesini değil, topluluklarının da iyileştiğini hissediyorlardı.

5. Geleceği Bilen Kişi Kimdir?

Zeytinli Köyü'nde, geleceği bilen kişi yalnızca birini tanımlamıyor. Ali Baba, köyün stratejik düşünceye sahip rehberiydi, ama Elif de toplumun duygusal rehberi olarak önemli bir yer tutuyordu. Geleceği bilen kişi, bazen sadece ne olacağını görmekle kalmaz; insanları bir araya getirmek, duygusal bağları güçlendirmek ve toplulukların iyileşmesini sağlamak için de bir yol göstericidir.

Ali Baba’nın dediği gibi, “Geleceği görmek, yalnızca gözlerle değil, kalp ve zihinle de mümkündür. Bizler, birbirimize bağlandıkça, her şeyin geleceği de iyileşir.”

Peki, sizce geleceği bilen kişi kimdir? Sadece mantıklı çözümler mi sunar, yoksa insanları bir araya getirecek duygusal bağları mı kurar? Bu iki yaklaşımı birbirinden nasıl ayırabiliriz ve belki de bu iki bakış açısını birleştirerek daha güçlü bir çözüm bulabilir miyiz?